Tanrı Ya Kötü Bir Adamsa? KESİNLİKLE İZLEMENİZ GEREKEN BİR FİLM - YENİ AHİT

Tanrı Ya Kötü Bir Adamsa? - YENİ AHİT 

Tanrı ya Kötü bir adamsa?
Film bize diyor ki ya dünyayı bencil, şiddet yanlısı, kötü bir baba yönetiyorsa?
Fantastik tarzda içerisinde hem dramı hem komediyi barındıran ilginç bir yapım Yeni Ahit. Konuyu ilk duyduğum da ve fragmanı izlediğimde gerçekten şaşırmıştım.
Konudan daha çok senaristin nasıl böyle bir konuya değinebildiğine şaşırdım. Çünkü din dünyanın bir çok noktasında pekte şaka kaldırmayan bir konu. Senarist ise bambaşka bir bakış açısıyla dininde üstünde Tanrı kavramına eleştiriyle yaklaşmayı başarıyor.
Lütfen ne saçma iş o, her konuyla da dalga geçiyor bunlar falan demeyin. Filmin içinde milyon tane gönderme, binlerce mesaj ve bizlere ait yaşantılardan kareler var. Dünyanın neresinde olursanız olun insanların inandığı bir şeyler hep var. Ama ya bir gün birisi elinizden bütün inançlarınızı alır ve altının boş olduğunu gösterirse? O zaman ne yaparsınız? Kaybedecek bir şeyiniz olmadığında gerçekteki size dönüşmez misiniz? Kimlik kargaşası, iş endişesi, günah ayıp derdi, evsizlik, kimsesizlik... Onlarca tasanın içinde öleceğiniz günü öğrenseniz? 1 saniyeniz ya da 100 yılınız kalmış olabilir? Peki mühim olan nedir sorusunu sorduruyor bize Yeni Ahit. Bu zamana kadar kimdin? Yaptıklarını ne ve kimin için yaptın? Geçen zaman değdi mi harcadıklarına? Ya da bu zamana kadar kazandıkların yeterli oldu mu sana?
İnsanlar dünyanın düzeninin aslında tek bir mesajla değişebileceğini bilselerdi her şey yine de böyle kanlı olur muydu?
Film beni gerçekten etkiledi. Hem böylesine nadir bir konunun işlenmiş olması hem de işleyişin böylesine doğal ve eğlenceli olması... Beklediğimden iyiydi.
Filmi izlerken şuan ki dini yargılarınızı bir kenara bırakmalısınız, bu bir fantastik kurgu. Nasıl ki Harry Potter'ı izlerken büyücülerin olmadığını bilirsiniz ya aynı şey bu film içinde geçerli. Çünkü baya olumsuz yorumla karşılaştım filmle ilgili. Tanrıya dine saygısızlık tarzında hakaret içerikli bir çok yorum vardı.
Konu din olduğunda hassas olmak...
O halde nedendir bir çok inancın temel olarak savunduğu eşitlik hak hukuk gibi kavramlar konusunda ki bu hassasiyetsizliğimiz ya da haysiyetsizliğimiz?
Her konuda yapıcı değil de nasıl yıkıcı eleştiride bulunurumcu olduk. Dinlemeden konuşur, anlamadan yorumlar, görmeden betimler olduk. 
İlk önce bir bırakın kendinizi. Size geleni dinleyin, tartın adalet terazinizde, görüş açınızdan bir geçirin. Süzdüklerinizden ne kalmış geriye? İşte o kalanlar sizsiniz. Bu yaşınıza kadar edindikleriniz. 
Bu isterseniz bir film, isterseniz bir kitap, isterseniz sokaktaki bir çift, isterseniz aynada ki yansımanız olur. 
Yani aman bu da öylesine bir filmdi kitaptı demeyin. Her şeyin bir katkısı var, bakmak dışında görebilenlerdenseniz eğer.
O yüzden bu filmi izleyin, ister kızın, ister beğenin, ister göklere çıkarın, ister dönüm noktanız olarak benimseyin. 
Ama bunu yaparken nazik olmayı deneyin. Olmaz olmaz demeyin. Görüşlerinizi ifade ediş biçiminizin küfürden uzak, hoşgörüden nemalanmış(beslenmiş) olması dileğiyle.


Filmin konusu ve gidişatı:
Tanrı kötü bir adamdır. Aynı zamanda kötü bir eş ve kötü bir babadır. Küçük kızı ise ondan intikam almak ister ve insanlara ölecekleri zamanları ileten bir mesaj gönderip dünyaya kaçar. Tanrı ise onun peşinden dünyaya gelir. Kızını bulmak isterken kendi yarattığı dünya da yaptıklarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Bu esnada küçük kız dünyayı var olduğundan daha güzel bir hale getirmek için 6 havari bulmakla meşguldür. Onun bulduğu havarilerinin ilginç hayatlarını izlerken aslında insanların sürdükleri boş hayatı, kaybolan zamanı, hayalsiz ve hedefsiz geçen bir ömrü de izlemiş oluyoruz. Kısacası izleyin. Yeni ufuk noktaları, düşünecek bir çok alan doğuran bir film kendisi.