en iyiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en iyiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2017 Perşembe


Bazen sadece bir müzik takılıyor kulağına ya da şans kaza keşfediveriyorsn. Ya da  o buluveriyor seni. Kulağında kulaklık. Oturuyor ve hiç bir şey yapmadan dinliyorsun. Sonra hiç bir neden yokken ağlamaya başlıyorsun. Her şey yolunda olabilir. Hayatın dört dörtlüktür. Ama o yaş oradan haince süzülebilir.
Sanki beynimizin sebebini bulamadığı o yaşı, kalbimiz fark ediyor. Yazanın besteleyenin söyleyenin hissettikleri birdenbire senin oluyor. Gülümsettiği gibi salya sümük ağlattırıyor. Kimi zaman gizlice utanarak kimi zaman yere göğe sığamayarak.
Müzik yapabilen insanlar, dünyevi olmayan bir şeyin kapısını aralıyor bence.
Düşünsenize hiç tanımadığınız bir insan, o an sizinle aynı duyguları paylaşıp, aynı nakaratta ağlayıp, aynı hüzünde boğulabiliyor.
Bu bir yetenekten çok daha öte. Bunu yaptırabilmek için sesiniz güzel olması yeterli değil
Bir enstrüman çalmanız değil
Çok iyi konservatuvarlar da okumanız hiç değil
Bu içinizde ya vardır ya da yoktur.
Aşık Veysel hangi üniversiteye gitti hangi ses eğitimini aldı? Hayat koşulları yaşamını devam etmesine engel olabilecek kadar zorluydu ama o bambaşka bir şeyler yapıp adını hala yaşatabilen, adı geçtiğinde Uzun ince bir yolda yürüdü ve yürümeye devam ettiriyor diyen bir ses geliyor.
Mesele de bu ya.
Müziğe sahip olanlar ölümsüzlüğe zaten sahipler.
Nesimiler, Fuzuliler, Yunus Emreler, Pir Sultanlar...
Yüz yıllar öncesinden bu günlere geldiler.
Ve eminim onlarca yüzyıl daha da ileri gidecekler

Bizler usulca toprağa dönerken onlar, hala adlarını yer yüzünde yaşatacak, kulaklarında ki pasını, gönüllerdeki yası da canlı tutacaklar.
Bence bir şarkının orijinal halini dinledikten sonra, başka bir versiyonunu dinlemek asla aynı hissi vermiyor. Ama bazı coverlar var ki şarkının ilk halini bile unutturacak bir etki yaratıyor. Dinlediğiniz şarkının ilk haliyle aynı hissi vermesi, o duyguları tekrar hissettirebilmesi bence büyük bir yetenek. Hatta bazı müzisyenler şarkıyı bambaşka bir hale getirip, daha önce dinlemiş olduğunuz gerçeğini bile sarsabiliyor. Bu yüzden cover yapmak büyük bir mesele. Yani şarkıyı alıp, asıl sanatçının okuduğu gibi dümdüz okumak, aynı alt yapıyı kullanmak... Bu coverlamak değil. Bu kopyalamak. Yeni bir şeyler katanlar, kendi enstrümanları ile farklı melodiler ekleyen, bambaşka bir sesle ortaya çıkaranlar, hem o şarkıyı yazana hem de onu dinleyenlere büyük bir katkı sağlıyor. 
Bu yüzden bu zamana kadar dinlediğim ve bende etki bırakmış coverları paylaşmak istedim. Umarım hoşunuza gider. Hatta siz de beğendiğiniz ve burada olmayan coverları yorum olarak bana bildirebilirsiniz. 

Evrencan Gündüz - Take Me To Church - HOZIER

Kalben - Haydi Söyle - İBRAHİM TATLISES

Ekin Beril - Shape Of You - ED SHEERAN

Manuş Baba - Eda Baba - Hep Sonradan - AHMET KAYA

Can Gox - Haydar Haydar - SEYİD NESİMİ

Light In Babylon - Bursa'nın Ufak Tefek Taşları - MÜZEYYEN SENAR

Bremin Mızıkacıları + Ferman Akgül - Suzan Suzi - Anonim

Deniz Tekin - Kendine İyi Bak - AHMET KAYA

11 Aralık 2017 Pazartesi

BÖYLE BİR DİZİ DAHA GELMEZ! 

Geçtiğimiz günlerde Aile Arasında vizyona girdi. Senaristi tabi ki Gülse Birsel'di. Tıpkı Türkiye'nin yeri doldurulamayacak dizilerinden biri olan Avrupa Yakası'nın senaristi olduğu gibi. Öyle bir dizi yaptılar ki, hala yerini doldurabilen biri dizi yok bence komedi alanında. Hiç küfür olmadan, toplumsal sınırları zorlayan, eleştiren, eğlendiren, her kesimden bir şeyler barındıran bir diziydi Avrupa Yakası. 
Karakterleri öyle karakterlerdi ki onları canlandıran oyuncuların üzerine bir deri gibi yapışıverdiler. 

Bir Burhan Altıntop,
Bir Gaffur,
Bir Dilber hala,
Bir Makbule gelmez daha...

Ama gelsin isteriz!
Avrupa Yakası - Burhan - Gif
Öyle zeki bir mizah tekrar ekranlarda can bulsun çok isteriz. Sürekli birbirine bakmakla geçen vıcık vıcık aşk sahneleri, mafya bozuntularının cirit attığı silahlı diziler yerine Burhan Altıntop altın renkli saatiyle girsin sahneye isteriz. 

Zaten fark ettiyseniz artık diziler ekranlarda eskisi gibi tutunamıyor. 10. Bölümü gören dizi sayısı 5 parmağı geçmez oldu. İnsanlarda aynı hikayeyi oynayan farklılığı olmayan, sırf güzel ya da yakışıklı diye oyuncu diye konan insanlardan gına geldi. Ama suç onlarda değil senaryo da, farklı senaryolara kapıyı kapatan yapımcılarda, hikayeleri yayınlamak istemeyen kanallarda. Yani suçlu arandıkça artıyor, suçsuz desen pek yok ortalıkta. Bizde suçluyuz, aklımıza, gönlümüze denk hikayeler beklemeliyiz. Abudik gubidik şeyler yerine daha kaliteli içerikleri olan diziler istemeliyiz. Gülse Birsel gibi iyi düşünebilen, düşündüğünü yansıtırken alçalmayan, zeki isimlere ihtiyacımız var. 
Geçen gün Aile Arasında'yı izledikten sonra tekrar gelip izledim Avrupa Yakası'nın bazı bölümlerini. Eğlendim, güldüm ve dedim ya özledim. 
Bu bölümleri sizlerle de paylaşayım dedim. Bana göre en komik bölümler aşağıda yer alıyor. İzleyin ve gülüverin!

'İçeride zikir var' Burhan ne diyorsa doğru diyordur.

Bu kopek elit kopek! İçkisi kumarı yok doktor bey 

Bebeği sevdi mi yüzüyle dövdü mü pek emin olamadım

Gaffur kişke karışsaymışsın ya!

İngilizce öğretme hiç bu kadar zor olmamıştı zavallı Cem

Seti bile karıştırabilecek bir ikili!

Dilber hala beni acayip korkutan bir karakter. Şu meşhur kötü kaynanalara benziyor!

Anadolu yakasına geçmek ha? OMG! Çok büyük macera bu!

Aman Yarabbi ne olmuş sana böyle?

Volkan! Bu ne hal Volkan!

Yazık yönetmene, yazık o ekibe. 

Biraz Geç Olsa da Kasım Ayı Favorilerim! 

Bu ayda geçip gitti. Sanki 2017'ye daha yeni girmişiz gibi. Ne ara bu denli hızlı aktı zaman. Son 2 senedir zamanın bu hızından, 140 km hızla giden bir arabadaymış gibi korkar oldum. Sık sık aklıma boşa harcadığım zamanlar düşüyor. Sanırım kendi kendime yaptığım kötülükler başkalarının yaptıklarından daha fazla koyuyor. İşte bu ayın favorisi de tam olarak bu ruh halimden doğru!
Favori demek ne kadar doğru olur pek bilemiyorum. Beğendiğğim, güldüğüm, bazen ağladığım, bazen bağlandığım şeylerden bahsedeceğim sizlere. Belki içlerinden beğeneceğiniz bir şeyler çıkar. 
Öncelikle ruh halimden kaynaklı son bir kaç aydır tam olarak depresif sayılmasa da moralim bozuk gibi hissediyorum. Gülecek bir şeylere ihtiyaç duyuyorsunuz. Yani etrafınızda dönen hayattan kopuk, bir başkası tarafından sebepsiz güldürülmek istiyorsunuz. O sebeple bende gülebileceğim moralimi düzelten bir program buldum! Adı da New Journey To The West! Hatta programı açıklayan bir yazı da paylaştım sizlere. Linki hemen aşağıda olacak okumak isterseniz. 

Dizi tadında 1 saat civarında bölümleri olan bir reality şovu. Bir ekip, bavulları toplayıp ülke ülke şehir şehir geziyor ve gezerken çeşitli yarışmaları da geçmeleri gerekiyor. Tabi siz bu esnada onları girdikleri şekilli şukullu hallere gülmekle meşgul oluyorsunuz. Acayip komik. Çok samimi. Sıcacık hissettiren, bir senaryosu bulunmayan doğaçlama bir program. Hatta son zamanlarda moralimi iyileştiren şeylerden biri de oldu. O denli iyiydi benim için.
Madem televizyon dünyasından başladım gene oradan devam edeyim. Diğer bir favorim ise Why 13 namı değer Ölmek için 13 Sebep adlı çok tutan Netflix dizisi. Diziye kitabını okuduktan sonra başladım. Son derece tamamlayıcı bir etkisi oldu. Kitapta bazı noktalar soru işaretleri bırakırken dizi o soruları tek tek cevapladı beni. Oyuncular, oyunculuklar, çekim kalitesi, senaryo, uyarlanış biçimi bence her şeyi izlenilesi bir yapım. Hatta gizemi, gerilimi seviyorsanız mutlaka izleyin derim.
Şimdi televizyon alanını elden çıkardığımızı göre bir diğer alana ev için aldığım küçük ıvır zıvırlarıma geçebiliriz. Geçen gün Ikea'dan online olarak bir pike aldım. Çok cici ve yumuş yumuş duruyordu.(Kot pantolonun üzerinde durduğu pike) Ee havalarda malum gitgide soğuyor. Bir de makyaj malzemelerini toparlayabileceğim bir kutu aldım. Sanırım kutu yeni çıkan ürünlerdendi. Daha önce baktığımda görmemiştim. Ve mini mini bir kokulu çiçek aldım. Vanilya ve dondurma kokusuymuş.
Şimdi ben online alışverişi, mağaza gezmekten daha çok seviyorum. Elimin altında tek tıkla alabileceğim şeyi, koca dükkanları dolaşıp bulamayabiliyorum sonuçtu! Ama Ikea konusunda biraz endişeliydim, kargo ücreti 13 tl olması benim için eksi oldu ama zaten benim evimden kalkıp Ikea'ya gitmem zaten otobüsle falan 13 bulurdu o yüzden pek bir şey diyemiyorum o konuya. Neyse ki kargo hemencecik geldi ve ürünlerde fotoğraflarda gözüktüğü gibiydi. Buradan Ikea alışverişi yapmaya çekinen arkadaşlara sesleniyorum, rahatmış beklediğimden hızlı oldu ama tek eksi yanı 13 tl kargo ücreti alması. 
Ayrıca geçen haftalarda biliyorsunuzdur Kara Cuma indirimleri ortalığı kasıp kavurdu (Bir noktadan sonra çıldırdı insanlar, alışverişten gözleri döndü). Watsons'tan, Hm'den ve Mango'dan almak istediğim ufak tefek bir kaç bir şey vardı. Hazır yarı yarıya indirim varken ben onları almış oldum ama aldıklarım favorim oldu. Özellikle Hm'den aldığım yumuşacık şalla aşk yaşıyorum resmen. Hem kocaman, hem de sıcacık tutuyor. Aldığımdan bu yana üstümden çıkarmadım bu gidişle kokacak! Mango'dan ise bir shopper tarzda çanta aldım, onuda kolumdan çıkarmıyorum. Ben huydur bu. Eğer yeni bir şey almışsam eskitene kadar takmam ya da giymem gerek! Manyakça olduğunu biliyorum ama napim elimde değil. Watsons'dan bir dünya alışveriş yapmış olabilirim. Onun yazısını ayrıca yazacağım. Şimdilik aşağıdaki fotodan ürünleri görebilirsiniz. Ama şunu eklemeden geçemeyeceğim Garnier Nem Bombası serisindeki Yüz Maskeleri beni benden aldı.  Bak ben reklam falan değil bu aman sakın reklam sanma. Sırf indirimde diye aldım ve ne etki edeceğinden pek emin olamayarak kullandım. Yüzümü yumuşacık ve parlak görünce aynadaki şaşkınlığımı görmeniz gerekirdi. Genelde maske çok kullanan biri değilim ama yoğun bir nemlendirici krem sürecini atlamamı sağladı. Ve o nem cidden 4 ya da 5 gün devam etti. Cildinizi sağlıklı bir hale getiriveriyor. Tabi herkeste aynı etkiyi yapar mı onu bilemiyorum. Keşke bir tane değil de 5 - 6 tane alsaydım diyorum. O derece!
Zara Kara cumada indirime girsin diye çook bekledim ama boşa bekledim! Hayallerim suya düştü. Oysa ki ben ondan kot pantolon almak istiyordum! Nedense Zara'da en beğendiğim şey hep pantolon modelleri, kot modelleri oluyor. Tişört takı ve çanta gibi şeyler o kadar beni cezbetmiyor ama diyorum ya pantolon deyince akan sular duruyor! İşte el mahkum indirimsiz bir biçimde beğendiğim bir kot pantolonu aldım.
Normalden bir tık fazla mıydı? Evet! Fakat kumaşı hem çok esnek hem de kadifemsi bir dokusu var. Yani sizi sıkmıyor ama sıkmadan şekillendiriyor. Beğenerek giyiyorum ama az daha ucuz olsaydı ne olurdu be Zara'cım. 
Son olarak ise bayıla bayıla dinlediğim 2 şarkıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Billie Eilish -Six Feet Under 

Taylor Swift - Don't Blame Me - Reputation albümünden
Spotify'dan dinleyebilirsiniz. Youtube'da orijinal şarkı yerine coverları bulunuyor.

Bonus: Billie Eilish - Copycat



Bunlarda ilgini çekebilir:
New Journey To The West
Why 13 Dizi ve Kitap Yorumu

13 Kasım 2017 Pazartesi

Bu Hafta Neler Dinledim? #Keşfet 1

Saat gecenin 02:27'si ve ben hala bilgisayarın başındayım. Gözümde bir damla uyku dahi yok. Çünkü son zamanlarda bir çok yeni şarkı keşfeder oldum.Onları dinlemekle meşgulüm. Aslında bu benim gibi bir insan için oldukça olağan dışı biri durum. Çünkü sürekli olarak Spotify, Soundcloud, Youtube gibi ortamlarda dolanıp, az dinlenmiş, henüz keşfedilmemiş, hangi dilde olduğu fark etmeyen eserleri arar dururum. Seviyorum bunu yapmayı, tıpkı bir hobi gibi. 
Ee o zaman neden bunları Blog camiası ile paylaşmıyorum ki dedim kendi kendime. Hem listeler burada durdukça zamanında deli gibi beğendim sonrasında da yüzüne bakamadığım eserleri unutmamış olurum. Çünkü ben şu bir şarkıyı milyon defa dinleyip, şeyini çıkaran, sonrada bir daha yüzüne bakmayan tiplerdenim. 
Exid - DDD gif
Bir de telefon zil sesi yaptığın şarkıları dinleyemiyorum. Tıpkı Pavlov'un köpeği ile yaptığı deney gibi bir his bırakıyor. Sanki dinlediğim şey sakinlik ya da eğlence için değil de her an müzik kesilecek ve birisi beni arayacak gibi hissediyorum. O yüzden özellikle müzik seslerimi ayıla bayıla dinlediğim şarkılardan seçmiyorum. Al işte bu da bildiğin fobiymiş ya bende! Şuan yazarken haberdar oldum kendimden. Neyse geç olsun ama güç olmasın derler! Şimdi asıl meseleye gelelim. 

Bu hafta neler dinledim? Neler keşfettim? 

Ama listelemeye başlamadan önce şaşırmamanız adına kısa bir açıklama daha yapacağım. Ben türlü türlü, her dilden, her kültürden müzik dinlemeyi seviyorum. Arapça'dan tutun, Hintçe'ye, Hintçe'den Korece'ye Japonca'ya kadar... Öyle müzikler dinliyorum ki yahu bunu nereden buldun sen dersiniz. Bundan gocunmam aksine mutlu olurum. Ayrıca ben müzik türleri hakkında pek bilgi sahibi değilim. Hani şu country, jazz falan diyorlar ya cidden pek anlamıyorum ben onlardan. Kulağıma zihnime iyi geliyorsa dinlerim, neymiş neciymiş pek ilgilendirmez beni. Türkü de olur, ciss tak şarkılarda olur. Neyse ben uyardım sizi. Benden günah gitti. Başlayalım listelemeye. (Ayrıca her hafta hatta bazen günler de bu şekilde müzik üzerine listelere devam edeceğim. Takipte kalın!)

Carmen - Stromae Stromae'yi ilk  Papaoutai ile keşfetmiştim. Film gibi çektiği müzik videolar da sanattan gerçekten anlayan bir dokunuş var. Carmen dışında Cancer'de bir o kadar mükemmel! Anlamları ile ritmi bir arada tutabilen harika bir sanatçı! Mutlaka dinlemelisiniz.

Cancer - Stromae - Anlamı harika olan, kanserin aldıklarını ve alacaklarını harika görsellikle yansıtan bir müzik videosu var. Mutlaka izleyin. Sonuna bayılmıştım. Kısa bir animasyon filmi gibiydi.

Haydar - Kaknüs Ensemble (Harika bir yorumlama, ilk kez dinlediğim tüylerim diken diken olmuştu)

Gözde Onay - Kavga (Yanlış hatırlamıyorsam Kalp Atışı dizisinin fragmanında denk gelmiştim bu şarkıya. Pek güzel, pek tatlı bir ses)

DDD - Exid

Her  Akşam - Dario Moreno (Hiç eskimeyen bir ses)

Move - Taemin

I Did Something Bad - Taylor Swift (Taylor Swift'in Reputation albümü çıktı ve bir bomba gibi düştü. Zaten Amerikan müziğiyle azıcık alakanız varsa Taylor Swift'in geçtiğimiz aylarda geri dönüş yaptığını biliyorsunuzdur. Look what you made me do ardından Ready For It? şarkıları ve bir filmden alınmış gibi gözüken müzik videoları ile ortalığı birbirine kattı. Rekor üstüne rekor kırdı. Şimdiyse albüm yayınlandı ve ben bir kaç şarkıyı dinledim normalde Taylor Swift dinlemem pek bir kaç şarkısı haricinde ama bu albümle ciddi anlamda hayranı oldum. Hem klip hem şarkı sözleri hem yarattığı etki. Bu işi biliyor ve henüz genç olmasına rağmen mükemmel işler çıkarmayı başarmış. Heyecanla sıradaki müzik videolarını bekliyorum)

Untitle, 2014 - G Dragon

Black Suit - Super Junior

Ben Böyleyim - Melek Mosso & Evrencan Gündüz

Tek Seferde - Şenceylik

Hababam Sınıfı - Neler Oluyor Hayatta (Her dinlediğimde Kemal Sunal'ın kocaman gülümseyen gözleri geliyor aklıma. Ruhu şad olsun)

Kaçın Kurası - Sezen Aksu 




12 Ekim 2017 Perşembe

İlham Veren En İyi 10 Türkçe TEDX Konuşması

Öncelikle TED'in açılımından bahsetmek isterim. Teknoloji, Eğlence, Dizayn(Tasarım-Sanat) konu başlıklarını içinde bulunduran alanında bir çok gelişmeye adım atmış insanların topluluklar önünde yaptığı aydınlatıcı konferanslardır. Yalnız aklınıza sadece ünlü bilim veya sanat insanları gelmesin, daha önce adını duymadığınız ama kaliteli bir düşünce yapısına sahip olan, değişimi kendi hayatından başlatmayı becerebilen önemli isimleri de ağırlamaktadır.
Şuanda ise ülkemiz de TED lisansı alınarak yapılan TEDx konferansları düzenlenmektedir. (Okulumda düzenlenen TEDx konsferansı için gönüllük sürecine katılmıştım, o sürecin bile gayet kaliteli geçtiğinden emin olabilirsiniz) Beklemediğim kadar iyi işler çıkarıldı. Daha önce bu denli fazla katılımcıya sahip, kaliteli konferanslar yapıldığına şahit olmamıştım. Gitme şansınız ve imkanınız varsa mutlaka gidip yerinde dinlemelisiniz. Ama gidemeyecekler için ise Türkiye'de yapılmış ilham veren, içinize dokunan konuşmaların bazılarını derledim. Umarım işinize yarar ve aradığınız o ilhamı bulmanızı sağlar.


1. Engelleri Avantaja Çevirin: Betul Mardin - TEDxAnkaraCitadel
Bu konuşmayla beraber isimlerin okunuş ve yazılışlarına olan bakış açınız değişebilir. Ayrıca yapamam dediğiniz engeller kolay çözüm yolları ile ortadan kaldırılabilir. Yeter ki isteyin!

2. En Acımasız Ses! Zeynep Selvili Çarmıklı TEDxBahçeşehirÜniversitesi
Kendinize karşı ne kadar da acımasız olduğunuzu gösteren bir konuşma. Vicdanımız, bir kendimize işlemiyor. Bu konuşma sayesinde sadece bir insan olduğunuzu hatırlıyorsunuz ve yapmanız gereken ilk şey o insanı olduğu gibi sevmekte olduğunu keşfediyorsunuz.

3. Yıkıcı Hasetten Yaratıcı Bir Yolculuğa - Leyla Navaro - TEDxIKU
Kıskançlıklarınız mı var? O zaman bunu avantaj haline getirin. Eksikliklerimiz bizlerin en iyi öğretmeni olabilir yeter ki bunun farkına varabilelim.

4. Her şey Güzel Olacak! Geveze
Doğru bildiğimiz binlerce yanlış var. Herkesin doğru dediğine yanlış diyebilmek için öğrenmeye ihtiyaç duy. Bu ihtiyacın sayesinde gerçek bilgilere ulaşabilirsin diyor Geveze.

5. Yapılmazlara İnanmıyorum! Şengül Hablemitoğlu TEDxİstanbul
Bu dünya da yapamam dediğiniz tek bir hedef bile olamaz. Hepsi yapılabilir yeter ki daimi bir öğrenci olmayı kabullen!

6. Yedi Yılda Bir - Barış Özcan TEDxBahçeşehirÜniversitesi
Büyürken kaybedilen hayallerden bahsediyor. Hayallerine ulaşmak için elinden geleni yapmalı insan ama gerçekçi olmalı çünkü her zaman her dilediği hayal gerçek olmayabilir. Ama o yolda verilmiş olan emek, yaşadım yaşıyorum demek için önemli bir gerekçe vermektedir.

7. Ey İnsan, Sen Vicdanını Nerede Kaybettin? Emin Çapa TEDxİstanbul
Emin Çapa'yı geç tanımışım ama iyi ki tanımışım. Havadan konuşmayan, istatistiksel verilerle hareket eden ve tezlerini sağlamlaştıran bir isim. Mutlaka takip edilmeli.

8. Geç Kalma, Harekete Geç! Emre Başkan TEDxBahçeşehirÜniversitesi
Hep daha fazlasını, hep başarıyı, hep en iyisi olmayı isterken birden bire elimizdeki en değerli şeyden oluverirsek? Sağlığımız bu istediğimiz şeylerden bıkıp bizi terk ederse? O zaman ne yaparız?

9. Dün, Bugün, Yarın - İbrahim Selim TEDxBahçeşehirÜniversitesi
Sayın Stolk severler! Stolk tadında ufkunuzu ve içinizi aydınlatacak güzel bir konuşma ile karşımızdaaaa İbrahim Selim!

10. Algı Yönetimi: Zeynep Sarılar TEDxReset
Algılarımız aslında gördüğümüz her şeyi yönetmektedir. Duyduklarımız, yediklerimiz, giydiklerimiz, yaşantımız algılar tarafından şekillendirilmektedir. Bu yüzden ya algın tarafından yönetilirsin ya da algını yönetirsin!

Uzun İnce Bir Yoldayım - Evrencan Gündüz - Dinleti - TEDxİstanbul 
Bu bir konuşma değil fakat bir türkü onlarca kelimenin anlatamadığını bir cümleye sığdırır. İşte bu gencecik sanatçı öyle güzel söylüyor ki o söylerken siz mest oluyorsunuz. Geçmişle geleceği, modernle geleneği bir araya getirerek unutulmaması gereken toprağı topraklarımızı bize tekrardan anımsatıyor. Mutlaka diğer eserlerini de dinlemeniz gerekir. Evrancan Gündüz'ü takipte kalın ve tabi TEDx'ide.



Instagram hesabımdan takip etmek için tıklaman yeter! @brandallfigure

10 Ekim 2017 Salı

Mutlaka Takip Edilmesi Gereken 5 Youtube Kanalı

İnternet ile alakadar olan herkes için neredeyse vazgeçilmez bir platrom haline gelmiş bir durumda Youtube. Miilyonlarca içerik bir o kadar fazla kullanıcı ile dünyanın Google'dan sonra en çok kullanılan arama motoru ünvanı var elinde. Bir çok sektörün göz bebeği diyebiliriz. Tabi Youtube bu kadar tercih edilen bir alan olunca bu alanda yer almak isteyen bir çok Youtuber meydana çıktı. Kimileri içi boş içerikler kimileri ise son derece doyurucu, bilgi verici içerikler üretiyor. Youtube'daki bu farklı kanallar sayesinde televizyonun 5-10 sene içerisinde pabucu dama atılacak gibi durmakta. Bildiğiniz gibi yurtdışında diziler çoğunlukla internet üzerinden yayınlanıyor çünkü genç kullanıcıların televizyon yerine internet üzerinden herhangi bir filmi izlemeyi tercih ediyor.

Hatta bu durum Türkiye'de de gerçekleşti. Fi dizisi sayesinde internet üzerinden dizi yayınlama fikri oldukça sıcak bakılan bir durum haline geldi. İnternette olduğu kadar Youtube'da birçok dizi yayınlamakta. Örneğin Görünen Adam dizisi oldukça büyük bir ilgiyle karşılandı ve bir çok izleyici Youtube'dan dizi izleme fikrine bayıldı. Bu sayede Youtube ortamında ki kaliteli içerik sayıları da giderek artmaya başladı. 



Modadan teknolojiye, incelemelerden film dizi sektörlerine kadar bir çok alanda birbirinden farklı ve kaliteli Youtube kanalları bulunmakta. Bende bunlar arasında en dikkat çeken ve en iyi içerikleri üreten 10 kanalı sizler için derledim. Umarım hoşunuza gider. 

1. İbrahim Selim ile Stolk 

Bence Youtube'da ki en iyi kanal Stolk kanalı. Bir haber programı edasıyla sunulan içerikler hem güncel dünya ile hem de günlük hayatta gözden kaçırdığımız şeyler ile dolu. İzlerken ah vahladığımız, bazen kendimize kızdığımız, bazen İbrahim Bey'in sevimli taklitlerine güldüğümüz harika bir kanal konsepti. Ama ekip işii çok sıkı yapıyor, o konuşma metinlerinin her biri insanın gözlerinden flaşlar patlatıyor. Bu değerli içerikleri onları çok kısa bir zaman diliminde neredeyse 700 bin takipçiye ulaştırdı. En kısa zamanda da 1 milyon olması dileğiyle!

2. TEDx Talks

Bu kanalda bilimden sanata, teknolojiden edebiyata aradığınız ne varsa bulabilirsiniz. 18 dakikalık kısıtlı süre içerisinde dünyanın dört bir yanındaki konuşmacılar anlatmak istedikleri fikirleri anlatmalılar. Ki bir çoğu oldukça kalite bir şekilde yapıyor bunu. Ted konuşmalarının mantığı kendi hayatlarında elde ettikleri başarılarla başkalarının hayatlarına dokunan insanları topluluklarla tanıştırmaktan geliyor. Onlar konuşuyor ve siz hayranlık duyuyorsunuz. Bunu başarmış o zaman bende yapabilirim diyorsunuz. Kısacası motivasyona ihtiyacınız olduğu her an açıp izleyebileceğiniz bir hazine deposu!

3. Vibio

Vibio kanalı Stolk gibi çok hızlı büyüyen kanallardan birisi. Çeşitli içerikleri bulunmakta ama temeldeki mantık bir tür vikipedia gibi çalışmasında. Bazen ünlüler bazen sosyal medya fenomenleri bazen tarihten isimler hakkında onların yaşantılarına dair bilgileri ilgi çekici bir şekilde sunuyorlar. O kişilerin hayatlarına dair daha önce duymadığınız şeyleri bu kanal sayesinde öğrenebiliyorsunuz. 

4. Görünen Adam

Bu televizyonda yayınlanan abuk sabuk dizileri bir kenara attıracak bilim kurgu dolu harika bir dizi kanalı. Kesinlikle izlemeniz gerekiyor, içerisindeki göndermeler, toplum eleştirileri, anlatış biçimi, efektler ve kurgu inanın ki çok hoşunuza gidecek. 

5. Sofar Sounds 

Daha önce duymadığınız çok fazla dinlenmemiş ama harika sözleri olan bir çok şarkıyı bu kanalda bir arada bulabilirsiniz. Kulağa hitap eden, duyguları ince ince eleyen bir çok sanatçının yer almakta. Kesinlikle dinlemelisiniz.




Instagram hesabımdan takip etmek için tıklaman yeter! @brandallfigure

Sinema Filmi Tadında Olan Kaliteli Müzik Videoları 

-Kesinlikle Dinlemeniz Gereken Yabancı Şarkılar #1#

Müzik piyasası internetin de keşfedilmesiyle uçsuz bucaksız bir dünya halini aldı. Şimdi eline bir telefon alan istediği an şarkıcı olabiliyor. Youtube da tabi ki bu piyasanın vazgeçilmezi. Ama bu kadar fazla içeriğin bulunduğu bir alanda tahmin edersiniz ki bir o kadar çok yaratıcılıktan uzak şarkı ve videolar bulunmakta. Bir kaç dansçının olduğunu, sanatçının ise dans etmek dışında her şeyi yaptığı, orada burada durduğu, basit arka planlı bir çok video mevcut. Sürekli birbirini taklit eden bir piyasa haline geldiği için de içerisinde farklı bir şeyler bulmayı istememiz çok normal bir hal aldı.
Özellikle son zamanlarda aynı elektronik alt yapı, aynı durgunlukta müzik videoları, sevgiliye laf atan, sevgiliye kötü söz hediye eden şarkı sözleri istikrarlı bir biçimde yerini korumakta. Ben öyle "Iyy Türkçe şarkı dinlemek mi nefret ederim" diyenlerden değilim. Çünkü bana göre dünya üzerinde sözler ve melodilerle duyguları en iyi şekilde anlatan Sanatçılara sahibiz. Aşık Veysel'den, Zeki Müren'e, Zeki Müren'den Mehmet Güreli'ye, Sezen Aksu'ya, Erkan Oğur'a sıralayabileceğimiz yüzlerce isim var. Hepsi birbirinden farklı tarzlar ama aynı kalite de eserler bıraktı Türk Müziğine. 

Ama işin aslı şu ki onlardan geriye kalanlar, müzik piyasasında yenilikler farklılıklar yerine ezber bozmayan, birbirini kopyalayan bir yol çizdiler. Hepsi tabi ki böyle değil ama çoğunluk maalesef ki böyle. Fakat içiniz kararmasın hemen yepyeni, pek tanınmayan, henüz ünlü olmamış bir çok güzel ses var. Onları bol bol dinliyorum ve dinlediğim içime dokunan eserleri sizlerle mutlaka paylaşacağım. Ayrıca az önce bahsettiğim benzerlik birbirini kopyalama durumu sadece Türkiye'ye özel bir durum değil. Dünyanın dört bir yanı böyle. Ama bunların içinden bazıları var ki alışagelmişin dışını çıkmış ve kendini defalarca izletip, milyon kez dinletmeyi başarmış!

Lafı fazla uzattım. Bugün bu postu yazmamın asıl sebebi hem sözleriyle, hem müzik klibiyle sıradanlığın dışına çıkan şarkıları paylaşmak. İzlediğinizde vay be dedirten, kullanılan çekim teknikleri, video efektleriyle bir film fragmanını aratmayan şarkıları ben dinledim sizde dinleyin istiyorum. Belki çoğunu önceden görmüşsünüzdür belki de ilk bu postta göreceksiniz. O zaman başlayalım! (Belirli bir sıralama yapmadım) (İçlerinde yılın şarkıları da yer almaktadır)

1. Stephen - Crossfire

2. Thirty Seconds To Mars - Up In The Air


3. Leon Else - Black Car


4. BTS - Blood Sweat & Tears


5. G Dragon - Untitled, 2014


6. Merk & Kremont - Sad Story

7. Zolita - Holy


8. Astrid S - Think Before I Talk 


9. Allie X - Paper Love

10. Boy Epic - Trust

11. Katy Perry - Bon Appetit

12. Taylor Swift -  Look What You Made Me Do

13. Imagine Dragons - Thunder


Her müzik videosu birbirinden bağımsız, kimileri aşırı izlenme oranına sahipken, kimileri çok daha az izlenmiş. Hepsinin ortak yanı ise müzik videolarına verilmiş emektir bence. Ciddi miktarda paralar döktükleri ve kaliteli işler ortaya çıkardıklarını söylemek son derece doğru olur. Umarım yakın bir zamanda Türk müzik piyasasında da böylesine farklı ve göz alıcı videolarla karşılarız. Peki siz için en kaliteli müzik videosu hangisi oldu?

Not: Yakında kesinlikle dinlenmesi gereken Türkçe şarkılardan oluşan bir liste yapacağım. Takipte kalın.

Follow by Email

gtag('config', 'UA-86742725-2'